Sponsor Bağlantı - Alanya Reklam Siteniz İçin
Alanya Gazete
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Atatürk Diyor ki:

ALANYA HABERLERİ

FİRMA REHBERİ

KAN BANKASI

ANKET

Referandum Oylaması



Tüm Anketler

ANKA AJANS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Kategori 11
Haber 971
Yorum 57
Haber Okuma 97489
Editör 19
10-Şubat-2010 Tarihinden önceki verileri kapsamamaktadır.

REKLAMLAR



BURÇLAR



SİTE TRANSLATE

TurkeyUnited KingdomFranceGermanyItalySpainSuudi ArabiaChinaRusianJapanGreekPortugualNorwayBulgariaRomania

YOKSA AÇIKLARIZ

21 SUBAT 2010, 14:48

Bugünümüzün siyasi iktidarı aleyhine ve lehine çok farklı  noktalar devamlı olarak irdelenip,küçük fırtınalar koparken  gerek hükümet ve iktidar partisi ile  gerekse muhalefet  ve   hatta; yasama ile yargı'da dahil edilerek  bir çeşit  aşırı gerilim siyaseti ; yahutta  aşırı sert iddialar ve  aşırı cevap dialoglarının  sürdürüldüğünü hep birlikte izlemekteyiz.

 

Devlet  kurumları arasında tek sesliliğin ve Devletin kendisi ile barış içinde olmasının, Devlet  olmanın gereği  olduğunun bilinmemesi  imkansız olduğu halde, her kafadan bir ses çıkıp, her ağızdan  konuşulan olur olmaz her şeye kulak verilip,  Devlet kurumları arasında dialog yokluğunun ve karşılıklı atışmaların  devamının  Devlette  belli bir anarşi ortamına zemin hazırlıyabileceği  unutulmamalıdır.

 

Demokratik devletin varolmasını sağlıyan kuvvetler ayırımı prensibi ile  üç ana erg olan yasama, yürütme ve yargı'dan oluşan  üç ana erg dahilinde de  birbirine karşıt  iddialardan  oluşan ve  nedenini anlıyamadığımız   bazı unsurların devamlı  olarak dolaştığını varsaymak yanlış olmasa gerek..

 

Neden denilirse eğer ; yürütmenin en başındaki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gerek devletteki bürokratlardan ve gerekse yargı kararlarından devamlı şikayet halinde iken;  bir de ülke medyasına  kendisine  yöneltilen suçlayıcı iftiraları destekledikleri varsayımı  ile isyan durumunda  olmaya devam etmekte ve  hergün birşeyler  açıklayarak  Devlet kurumu bürokratlarına, diğer vekillere yahutta bazı vatandaş kesimlerine  "haşa bunlara, bunları yapmayın,  yoksa bizden günah gider" diyerek çıkışıyor. ve  bir taraftandan kendisi hakkındaki iddialara  aşırı sert cevaplar vermeye   devam ediyor..

 

Diğer taraftan ise yasama'nın en üst mercii olan Türkiye Büyük  Millet Meclisinde  çoğunluktaki lider parti konumunda olan AK parti temsilcilerinin kendi içlerinde de olmak üzere diğer muhalefet temsilcileri ile  yumruklu kavgalar saldırılar küfürler, gırla gidiyor.. Ve daha da acısı sokakta kavga eden vatandaşlar  birbirlerinden  davalı yada davacı olmaları  gerektiği halde; cezalandırmayı yahutta herhangi bir ihtar yahutta kınamayı bırakın bu gözü dönmüş verillerimize nedendir bilinmez bir şekilde  herkes geçmiş olsun ve aferin diyor!!!!

 

Yargının en üst noktalarındaki Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay ise nerede ise hükümete ilişkin  pekçok yaptırımın önünü tıkadığı, iddialarda geçerken, bunlar da  Devletin en üst kesimlerinde bazı sert rüzgarların varlığına işaret ediyor...

 

Türk Silahlı kuvvetletleri ise bırakın yurtdışına karşı olan caydırıcı gücünü ve tarihsel rolünü;  30 yıldır PKK terörü  ile savaşan kesim  olarak   Devletimizin ve memleketimizin  korunmasını tümden üstlenip, bu kadar da şehit vermiş iken;  nedense bazı mahrekler tarafından mensuplarının aşağılanmasına kadar  varabilecek pek çok sert iddiaların  ve hatta  bir anlamda ve bazen  iftiraların dahi muhatabı haline geldikleri görünmektedir.

 

Durum öyle bir  hale gelmiştir ki; sanki Türk Ordusu aleyhine içten içe psikolojik bir savaşın varlığının işaret lerinin oluştuğunu bazı kesimlerce  iddia edilmeye başlanmıştır.

 

Bütün bunlarla birlikte, nedense " evet işte budur!" diyebilen  ve  haklıya haksıza açıkça parmak basabilecek bir şekilde   güçler ayrımı  prensibi nedeni ile demokratik devletin ana temeli olan  ne yasama'dan,  ne  yürütme'den  ve ne de yargıdan ve hatta;   bunların da dışında Silahlı Kuvvetlerimizden  bugüne kadar kesin bir işaret gelmemiştir.

 

Geçen günlerde ise ilk başta Deniz Kuvvetleri Komutanından ve sonrasında ise Genelkurmay Başkanı Başbuğ paşa'dan " Sabrımızı taşırmasınlar yoksa açıklarız!" benzeri muhatabı belli olmayan sert bir ifadenin   Türkiyemizi derinden sarstığına şahit olduk...

 

Şimdiye dek bu benzer ifadenin hiç bir üst Devlet adamından ve kuruluşundan  gelmediği düşünülürse,  Devletimizin, milletimizin ve memleketimizin en güzidesi ve milli ordusundan da böyle bir ifadenin gelmemesi ve bugüne kadar bilinenler varsa belli yöntemler ve usulu dairesinde zaten açıklanması gerekirdi.

 

Açıklamamak değil; belli ölçüler dahilinde şeffaflık  ve derin dertleri halkı ile paylaşabilmek Devlet adamlığının gereği olduğunu zannediyoruz.

 

Keşke böylesine bir ifade hiç telaffuz edilmemiş olsa idi, daha şık olmaz mı idi?

Bu haber 86 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ONLİNE İLETİŞİM

YAZARLARIMIZ

Cemal Şencan Cemal Şencan
Anayasa Değişikliği Kime Yarar
Fatih EREN Fatih EREN
Bizlere Ne Olacak?
Ercan Öngün Ercan Öngün
İçimizdeki İrlandalılar
Suzan Banu Hocaoğlu Suzan Banu Hocaoğlu
Sokaklardaki de Bizim Çocuklarımız
Prof. Dr. Ramazan Demir Prof. Dr. Ramazan Demir
Referandumda Neden Evet, Neden Hayır?
Cmustafa Engin Cmustafa Engin
A-K-P-SS Rezaleti ve Cemaatkenekon
Tolga Kayasu Tolga Kayasu
Tesadüf mü?
Arslan Bayır Arslan Bayır
Tevfik Fikret
Canan Şencan Canan Şencan
CHP ve Diğerleri
Ebru Alaca Ebru Alaca
Yemek Yerken Sadece Yemek Yiyin
Kemal BOZOĞLU Kemal BOZOĞLU
Ya Bırakalım, Ya da Bırakalım!!
Sevda Erdoğmuş Sevda Erdoğmuş
Yemek Pişirme Sanatı
Şafak Kuru Şafak Kuru
Yabancı İşçi Çalıştırma
Songül Bozkoyunlu Songül Bozkoyunlu
En Derinde

REKLAMLAR



GALERI

HAVA DURUMU

3 Günlük detay için resmin üzerine tıklayın.

LİNKLER








ALANYA REKLAM


Savaş ve sömürü insanlık suçudur.
Property in Turkey| Sesli Chat| RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu| Sesli Chat On Numara| Sesli Chat

Alanya